Eski SPK Başkanı Vedat Akgiray, batık şirketini halka açıp para topladı: Milyonlarca borsazedenin elinde kâğıt parçası kaldı

AKP döneminde atanan Sermaye Piyasası Kurulu Başkanları, “halka arz seferberliği” adı altında neredeyse piyasada ne kadar borçlu, iflasın eşiğinde şirket varsa halka arzına onay verdi. Bir SPK başkanı ise daha da ileri giderek zararda olan kendi aile şirketini halka açıp piyasadan para topladı. O SPK başkanının adı Vedat Akgiray’dı.

AKP döneminde atanan SPK başkanları, “Halka arz seferberliği” adı altında neredeyse piyasada ne kadar borçlu, iflasın eşiğinde şirket varsa halka arzına onay verdi. Bir SPK başkanı da daha da ileri giderek zararda olan kendi aile şirketini halka açıp piyasadan para topladı. O SPK başkanının adı Vedat Akgiray’dı. Şirketi Bimeks’i başkan olunca kardeşine devretmiş. 

Göreve atandıktan sonra bilanço makyajı ile zarardaki şirket kâğıt üstünde kâra geçirilerek hisse satışına izin verilmişti. Bimeks bir süre sonra battı. Hisseler çöp oldu, işçiler tazminatını alamadı. Akgiray, dönemin Başbakan Yardımcısı Ali Babacan tarafından görevden aldırıldı.

Mesleğe ilk başladığımız yıllarda Türk Haberler Ajansı’nda sendika, belediye haberlerine bakmış sonrasında yeni açılan İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda muhabir olarak görevlendirilmiştim. Menkul kıymetler, temettü, bedelli ya da bedelsiz, lot, rüçhan hakkı gibi kavramlardan bihaber çaylak bir muhabir olarak her sabah Cağaoğlu’ndaki tarihi binanın merdivenlerinden çıkıp ikinci katta küçücük İMKB salonundaki seansları izlerdim. O yıllarda benim dışımda Cumhuriyet’ten Abdurrahman Yıldırım, Güneş gazetesinden ise Güler Akdağ dışında borsada görevlendirilen muhabir yoktu.

Günlük işlem hacminin 250-300 bin lirayı geçmediği borsada ilk başkan olan Muharrem Karslı, mahkemelerde hâkimlerin oturduğu masa gibi uzun yüksek platformda uzun masanın başında oturup önündeki gongu çalar ve seans başlardı. Masanın bir ucunda alış ordinolarının atıldığı bir sandık diğer ucunda ise satış ordinolarının atıldığı bir başka sandık vardı. Sandıklar açılınca alış ve satış ordinolarındaki arz ve taleplere göre hissenin fiyatı belirlenirdi. Aracı kurumların bir ikisi hariç hepsi tahvil piyasasından geldiğinden hisse senedine en az bizim kadar yabancıydılar. Zamanla alıştılar. O dönemin aracı kurumlarından rahmetli Mustafa Yılmaz, “Çocuklar bir yıl sonra borsanın işlem hacmi 1 milyonu bulursa şaşmayın. Bu aracı kurumların çoğu da zamanla elenir” dediğinde gülmüştük. 1 milyon, 1985 yılı için hayli iddialı bir rakamdı.

Gerçekten de bir yılı bile bulmadı işlem hacminin dörde beşe katlanması. Halka arzlar, temettüler çoğalınca hisse senedi piyasasına da önce yerliler ardından da yabancı yatırımcılar girmeye başladı. Bu arada borsanın da yeri değişmiş Tophane’ye taşınmıştı. Artık alış ve satış ordinosunun atıldığı sandıklar yoktu. Sandıkların yerini fosforlu kalemlerle alış ve satış fiyatı ile lot miktarlarının yazıldığı beyaz ahşap tahtalar almıştı. Çok kısa süre sonra elektronik işleme geçildi. Hisse senedi piyasasına talep artınca Tophane’deki kiralık bina da dar gelmeye başladı ve bugünkü yerine taşındı.

SERMAYE TABANA DEĞİL TAVANA YAYILDI

O yıllardaki adıyla İMKB (İstanbul Menkul Kıymetler Borsası) açıldığında Özal’ın prenslerinden Cengiz İsrafil, halka arzlarla sermayeyi tabana yayacaklarını açıklamıştı. Ancak son yıllarda halk arz edilmesi mümkün olmayan batık şirketlerin halka arzına onay veren SPK sayesinde sermaye tabandan alınıp tavana, yani bu batık şirketlerin sahipleri ile halka arzı gerçekleştiren, aracı olan manipülatörlerin kasasına yayıldı.

Bir şirket yeni yatırım yapmak, büyümek ve teknolojisini yenilemek için sermayeye ihtiyaç duyduğunda ya kredi alır ya da halka arz yoluyla borsada hisselerini satışa çıkarır. Bunun için de SPK’den izin alma şartı var. SPK, halka arz talebinde bulunan ya da bedelli hisse satışı yoluyla borsadan sermaye toplamak isteyen şirketlerin bilançolarını titizlikle inceler. Özsermayelerini, net varlıklarını, kârlılıklarını, borçlarını, alacaklarını inceledikten sonra halka arz ya da bedelli hisse satışına onay verir. Bilançoları fiktif olarak şişirilmişse, şirketin borçları net varlıklarının ve alacaklarının üzerindeyse bu talepleri reddeder.

HİSSE SATIŞLARI PATLADI

AKP iktidarı döneminde SPK’nin başkanlığına ve yönetimine atanan isimler göreve geldikten sonra ne hikmetse halka arzlarda ve bedelli hisse satışlarında patlama oldu. Halka arz yoluyla hisse satıp yatırımcılardan milyonlar hatta milyarlarca lira para toplayan şirketlerin birçoğu battı.

Batık şirketler yatırımcıdan topladıkları paraları yeni yatırımlara, şirketlerinin büyümesine harcayacağına şahsi kasalarına aktardılar. Şirketler sürekli el ve isim değiştirirken SPK seyretti. Bir süre sonra da bu batık şirketleri önce gözlem pazarı denen yakından izleme pazarına, yani Borsaİstanbul’un ikinci ligine attı. Bir süre sonra da borsada işlem görmesini yasaklayarak koteden çıkardı. 

Bu hisselere yatırım yapan milyonlarca borsazede ellerinde beş kuruş bile etmeyen ve adına hisse senedi denen kâğıt parçalarıyla kala kaldılar.

HALKA ARZ SEFERBERLİĞİNE AİLE ŞİRKETİ İLE BAŞLADI

Boğaziçi Üniversitesi Finans Bölümü başkanı iken başına talih kuşu konan ve 2009 mart ayında SPK’ye Başkan olarak atanan Prof. Dr. Vedat Akgiray, Borsa Yatırımcıları Derneği (BORYAD) dergisine verdiği söyleşide “Ülkemizde, dünya çapında kabul gören bir finansal merkez oluşturulmasının olmazsa olmaz koşullarından birisi etkin işleyen bir sermaye piyasasın varlığıdır. Bunun da yolu, sermaye piyasasının çıkış noktası olan borsa şirketlerinin sayısının artırılmasından geçmektedir” diyerek halka arz seferberliği duyurmuştu.

DAİRE PARASI ETMİYOR

Halka açılmadan önce sermayesi 2 milyon 800 bin liradır. Bugünkü değerlerle bir daire parası bile değil. Hadi o zaman dört daire parası olsun. Bu kadar zayıf sermayeli bir şirketin borsada işi ne?

Hemen bilanço makyajlama faaliyetleri başlıyor, fiktif değerlemeler ve kârlarla bilanço şişirildi mi işlem tamam. Sermaye 2 milyon 800 bin liradan 21 milyon liraya çıkarılıyor. Ne makyaj ama?

Halbuki bir yıl önce şirketin zararı 10 milyon 300 bin TL. Ondan önceki yıl zararı ise 14 milyon 500 bin TL. Ama kâğıt üzerinde bütün borçlar kapanmış, şirket kâra bile geçmiştir. Artık halka açılabilir. 

İlk önce 30 milyon liralık tahvil ihracı yapılıyor ardından da borsada halka arz için onay alınıyor. Bilanço makyajından önce 60 kuruş olan bir hisse 4.5 lira nominal fiyattan halka arz ediliyor.

Meslektaşımız Celal Eren Çelik Bimeks’in hikâyesini flood dizisinde ayrıntısıyla anlatmış ve değerleme raporlarıyla iflas etmesi gereken zarardaki şirketin nasıl artı kâra geçtiğini anlatmıştı.

ALİ BABACAN GÖREVDEN ALDIRDI

Bimeks’in halka arzı sırasında bizzat SPK Başkanı Vedat Akgiray’ın bazı aracı kurumları arayarak aile şirketinin halka arzında yardımcı olmalarını ve yatırımcılara bu şirketi önermelerini söylediği herkesin dilinde.

Kaynak: Cumhuriyet

Please follow and like us:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error

Enjoy this blog? Please spread the word :)

YouTube
LinkedIn
LinkedIn
Share
Instagram