Yaşadığımız sorunlara gençlerimizin sahip çıkması, gençlerimizi taşın altına elini koyması geleceğe de umutla bakmamızı sağlıyor.

Tarihimizi bilen, Türk Milletine güvenen, okumuş, bilgili, ve kültürlü gençlerimiz daha çok siyasetin içerisinde yer aldıkça, sorunlarımıza çözümler üretmeleri, günümüzde yaşadığımız zor günlerden kurtulacağımızın da bir göstergesi oluyor bir bakıma.

Google Haber’e konuşan CHP’de yeni nesil genç siyasetçilerin öncülüğünü yapan Doğuş Çelik, çok önemli açıklamalarda bulundu.

-Aktif siyasetin içerisindesiniz. Siyasi yaşamınız ne zaman başladı?

Doğuş Çelik: Gençlik yıllarımızdan beri siyasetin içerisindeyim. Hep siyasetin içerisindeydik. Hem çevremizden hem ailemizden kaynaklanan durumdan, çocukluğumuzdan başlayan bir siyasi yaşamım var diyebilirim.

Burada yerelde başladı siyasi çalışmalarım daha sonra Ankara’da genel merkezde 5-6 yıl çalışmalarım oldu. Şimdi Fethiye’de CHP’de siyasetimiz devam ediyor.

Daha çok siyasete odaklıyım. İş yerimizdeki ekibimizin genç olmasının en önemli nedenlerinden biri de işleri onların yürütmesi ve siyasi çalışmalarıma daha çok zaman ayırmak isteyişimden.

Klasik siyasetin dışına çıkıp, ‘bulunduğumuz topraklarda daha iyi nasıl yaşarız?’ Onun formülünü oluşturmak ve bu yönde çalışmayı düşünüyorum. Elbette böyle büyük bir ideal tek başımıza yapılabilecek bir şey eğil. Onun için de birçok insan bir aradayız. Benzer düşüncede olanlar bir aradayız. Yeterince kalabalık olduğumuzu da düşünüyorum.

Eskiden bir arada durmuyorduk. Artık  bir aradayız, birlikte hareket ediyoruz.

-Günümüzdeki siyasi ortamı nasıl görüyorsunuz?

Doğuş Çelik: Ülkenin durumunu sadece siyasete bağlamak da çok doğru tespit olmayabilir. Günlük yaşam akışına da bakmak lazım. Bir yerde bir şey söylediğimiz zaman ‘Ya siyaset mi yapıyorsun?’ diyorlar. Durumumuz ortada. Ülkedeki gelir eşitsizliği ortada. Adalete güvensizlik ortada, bütün bu gerçekler ortadayken, söylediklerimizi siyasete bağlamak da çok doğru gelmiyor bana. Günlük yaşam akışındaki sorunları yaşıyoruz.

Artık yaşam mücadelesi var. Her geçen gün daha kötüye gittiğimiz durumdayız.

Bşr körelme başladığı zaman hemen göremezsiniz. Körelme yavaş yavaş başlar. Liderseniz, çevrenizde alkışlayanlar çoğalır. Etrafınıza kurulan çember öyle bir kuşatır ki dışarıdan gelen yardım çığlığını bile duyamazsınız. Dışarıda olan kaosu fark edemezsiniz. Her şeyi güllük gülistanlık sanarak hayatınıza devam edersiniz. Güç zehirlenmesidir bu. Şu anda yaşadığımız budur aslında. 

-Nasıl çözülebilir bu sorunlarımız?

Doğuş Çelik: Öncelikle çözümün temeli ortak akıldan geçtiğine inanıyorum. Belli bir kesimin, belli insanların aldığı kararlarla değil, farklı unsurların birlikte hareket etmesiyle çözülebilir. Ben CHP’de siyaset yapıyorum sorunun çözülmesi yalnızca CHP ile olmaz. Ülkemizin çok önemli değerleri var. Farklı düşüncelerin de bir araya gelerek, ortak aklın oluşturulması, çözüme gidecek en doğru temel olacağını düşünüyorum.

Bu topraklarda yaşadığımız bin yıllık geçmişimizde, çok fazla ortak değerlerimiz olmuş. Bin yıldır yaptıklarımızı bugün yapamıyor olmamızın bir anlamı olmaz. Bunu yapabiliriz.

-Diğer partili genç arkadaşlarınızla da bu konuları konuşuyor musunuz?

Doğuş Çelik: Elbette görüşüyoruz, bir araya geliyoruz. Ancak bizim toplumumuzun bir özelliği var. Lidere odaklıdır toplumumuz. İlle de lider olmalı diye bakılır. Ancak böyle olması sıkıntılarımızı da çözülmemesine neden oluyor.

Kişiler gelip geçicidir. Kurumlardır baki kalacak olan. Bizim partimizde de böyledir. Bugün koltukta biri oturuyorsa, o hizmetini yapar gider, hizmet için yenisi gelir.

-Bundan sonraki planlarınız nelerdir_

Doğuş Çelik: Ben CHP örgütüne inanan biriyim. Herkes bildiği en iyi mücadeleyi veriyor. Doğru ekiple doğru mücadelenin verilmesi başarıya götürür. Mevcut örgütümüzün çalışmalarına destek oluyoruz.

-Sizin Belediyede de çalışmalarınız var. Belediye çalışmaları hakkında neler söylersiniz?

Doğuş Çelik: Çok uzun yıllardan sonra CHP Fethiye’de belediye başkanlığını kazandı. Bazı aksaklıkların olması doğaldır. Salgının yaşattığı sıkıntılar var. Her şeye rağmen büyük bir alt yapı çalışmasına başlanıldı. Sürecin ne getirip götüreceğini zaman çerisinde hep beraber göreceğiz.

Sorunlarımızın birçoğu çözülecektir. Belki bir kısmı daha sonraya kalacaktır. Zaman içerisinde değerlendirebileceğim hizmetleri görebiliriz.

Benim anlatmak istediğim şu. Bir arada olduğumuz zaman güçlü olabiliriz. Yerelde de genelde bu böyle. O yüzden kimse karamsarlığa kapılmasın. Umutsuz olmasın. Çok ağır şartlarda, çok zor zamanlardan geçiyoruz. Çok zor zamanları yaşayanların da torunlarıyız.

Bunu yine biz başaracağız. Ama biz bir araya geldiğimizde başarabiliriz. Köşelerde birkaç kişilik gruplarla ağlayarak oflayarak çözemeyiz sorunlarımızı.

Kimse yeni bir Atatürk beklemesin.  Her birimiz Atatürk’ten ir parçayız. Onun için her birimiz bir araya gelmeliyiz. Atatürk gibi düşünmeyi ve çalışmayı öğrenmeliyiz. Bu süreç artık bitiyor. Ve bitecek. Herkes tekil olarak mücadele edeceğine, birlikte vermeliyiz mücadeleyi.

Ülkemiz için halkımız için mücadele edecek olan herkese partimizin kapısı açık. Mücadeleyi birlikte verdiğimizde başarılı oluruz.

-İş yaşamınıza ne zaman başladınız? Hangi iş kolunda faaliyet gösteriyor firmanız?

Doğuş Çelik: Çocukluk yıllarımdan beri iş yaşamındayım. Ailemizin inşaat ve turizm sektöründe olduğu için ben de doğal olarak ailemin faaliyet alanında çalışıyordum. Daha sonra tamamen inşaat sektöründe faaliyetlerimiz devam etti.

Şimdi bir proje ofisimiz var. Mimarlık ve proje ofisinin olduğu, Muğla genelinde bu alanda faaliyet gösteren tek firmayız. Aynı zamanda müteahhitlik çalışmalarımız devam ediyor. Emlak birimimiz de mevcut. Sektörümüzü kapsayan her alanda hizmet veriyoruz. Gençlerden oluşan mimar ve mühendis, profesyonel bir ekibimiz var.

Günümüzdeki piyasa koşulları malum. Biz de böyle bir ortamda, mümkün olduğu kadar yapabileceğimiz dar kapsamda çalışmalar yapıyoruz. Tedbirli gitmek durumundayız bu ortamda.

Daha garantili, daha sağlıklı gitmeye özen gösteriyoruz. Emek sermaye koyarak başladık işe. Böyle olunca da titiz davranmak, çok dikkatli yol almak durumundayız.

-Şu anda yürüttüğünüz projeleriniz var mı? Yoksa koşullarından dolayı siz de bekleme durumunda mısınız?

Doğuş Çelik: Fethiye ve Muğla’da başlattığımız projelerimiz devam ediyor. Projelerimizde farklılıklar yaratmayı seviyoruz. Mevcut ekonomik koşullar ne kadar müsaade etmese de yapılmamış ve olmamış işleri hayata geçirmeyi seviyoruz.

-Fethiye’de emlak ve inşaat alanında yaşadığınız en önemli sorunlarınız nelerdir?

Doğuş Çelik: Fethiye’de en büyük sıkıntımız, imar alanının çok az olması. Her geçen gün biraz daha azalıyor. Herkes inşaat maliyetlerinden dolayı fiyatların arttığını söylüyor ama asıl arsa fiyatlarının yüksek olmasından dolayı fiyatlar yükseliyor. İmarlı arsa alanı her geçen gün daha da azalıyor. Bu da doğal olarak fiyatların artmasına neden olacak. Yani toprak maliyetlerine bir de inşaat maliyetlerinin artması, fiyatları çok çok yükseltiyor.

Bu durum bizim için de bir dezavantaj çünkü fiyatlar arttıkça, kâr payımız azalıyor. Eskisi gibi kazanmamız mümkün olmuyor. Zaten riskli bir iş sektörümüz var. 10 yılda bir hata yaparsanız, o hata 10 yıllık birikiminizi götürebilir.

-Fethiye’ye son yıllarda ilginin çok arttığını görüyoruz. Emlak fiyatlarının bu kadar yüksek olmasına rağmen, bu ilginin olması neden?

Doğuş Çelik: Salgın döneminde insanlar kendilerini fark ettiler. Sokağa çıkamadığımız dönemlerde, o yüksek binalarda yaşayanlar yaşamlarının ne kadar renksiz olduğunu gördüler. Büyükşehirlerdeki 30. Kat, 46. Katta oturanlar, bir ağacın ne kadar önemli olduğunu anladılar. Duvarlar arasında kısılıp kalmayı yaşadılar. Böyle olunca, kendi yaşam alanlarının olması gerektiğini düşündüler.

Robot gibi yaşamanın aslında yaşamak olmadığını anladılar ve doğanın içerisinde yaşamanın önemini kavradılar. Fethiye’de tam da öyle bir yer. Yeşili çok, yüksek binalar yok.

Eskiden ‘emekli olduğumuzda yaparız’ diyorlardı, eskiden geçekten de yapabiliyorlardı ancak günümüzde sıfır birikimle emekli oldukları için öyle bir şansları da yok. O yüzden büyük şehirlerde yaşadıkları o robotik yaşamın dışına çıkmak isteyenler, erkenden Fethiye gibi şehirlere gitmeye başladılar.

Bir de Fethiye’nin bir özelliği de .çok kozmopolit şehir değil. Daha güvenli ve huzurlu bir şehir. Sakin bir şehir. Burada yaşayanlar için belki fiyatlar yüksek olabilir ancak büyükşehirlerde yaşayanlar için daha makul geliyor.

İnsanların kendilerini keşfetmesiyle, doğanın olduğu yerlere gitmeye başladılar.

-Önümüzdeki dönemde fiyatlarda yükselme bekliyor musunuz?

Doğuş Çelik: Doğal olarak artacaktır. Piyasa koşulları belli bir de Fethiye’de imar yerlerinin az olması fiyatları arttıracaktır.

İmar alanlarının açılması yeşil alanlarının yok olması anlamına geldiği için böyle bir uygulamanın da olmasını pek istemiyoruz. Mevcut alanlardaki kısıtlamalar değiştirilerek, imar için alanlar açılabilir. Daha planlı, daha kontrollü alanların değerlendirilmesi olabilir

. Örneğin 500 m2’lik bir arsanın 100 m2’sine inşaat yapılabiliyor. Eski dönemler için bu uygulama geçerli olabilirdi ancak günümüzde bu alanların değerlendirilmesi, yeni alanların açılmasından daha doğru bir uygulama olacaktır. 400 m2 bahçe olarak kullanıldığı için inşaat alanları doğal olarak çok kısıtlı kalıyor.

Fethiye yeşili bol ve çok katlı binaların olmadığı bir yer olduğu için mevcut binaların olduğu, bahçe olarak kullanılan bu alanlar değerlendirilerek, imar alanları bir nebze olsun açılabilir. Hali hazırda beton girmiş alanları kullanmak, yeşil alanlara ya da tarım alanlarını imara açmaktan çok daha doğru bir uygulama olacaktır.

Please follow and like us:

By Muhabir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

YouTube
LinkedIn
LinkedIn
Share
Instagram