İş kadını ve ‘Hayvan Hakları Savunucusu’ Lale Barlas, Google Haber’e yaptığı söyleşide; “Bu dünya yalnızca insanlara ait değil. Biz hayvanların yaşam alanlarını gasp ettik. Onları korumak ve sahip çıkmak da görevimiz. Onların yaşam haklarına saygı duymamız gerekir’ dedi.

Hem iş yaşamında hem de bir aktivist olarak başarılı çalışmalar yapan ve herkesin takdirini kazanan Lale Barlas ile yaptığımız söyleşide hem hayvan haklarıyla ilgili çalışmalarını hem de iş yaşamını konuştuk.

-Son dönemlerde hayvanların yaşadığı sıkıntıları konuşuyoruz. Özellikle sokak hayvanlarıyla ilgili sorunlar var. Çıkan yeni yasalar var. Yasalar mı yetersiz, uygulama mı eksik?

Lale Barlas: Yasalar yeterli olmayabilir ancak olan yasalarla da sokak hayvanlarını koruyabilmemiz mümkün. Çoğunlukla yaşanan sıkıntıların nedeni, yasaları bilmememiz. Biz mevcut yasaları uygulatarak sorunu çözmenin yoluna gidiyoruz.

-Sokak hayvanlarıyla neden bu sorunları yaşıyoruz? Sokak hayvanlarına neden düşman olanlar var?

Lale Barlas: İnsanoğlu olarak gerçekten çok acımasızız. Hayvanların yaşam alanlarını işgal etmişiz ve onlara yaşam hakkı tanımıyoruz. Örneğin görüyoruz ki şehre domuzlar iniyor. Oysa onlar şehre inmiyor, biz onların yaşam alanlarını gasp etmişiz. Beslenme alanlarını yok etmişiz. Çok hızlı bir yapılaşma var. Dağlara kadar binalar yapılmış. Durum böyle olunca, hayvanların yaşam alanlarını yok ediyoruz.

-Fethiye’deki hayvan barınağı yeterli mi?

Lale Barlas: Şu anda yeterli değil ancak yenisi yapılıyor. Belediye bu konuya duyarlı. Şu anda inşaat halinde olan yer bittiğinde, sorun da çözülmüş olacak. Mevcut barınak yetersiz ancak sorun yenisi yapıldığında çözülmüş olacak.

-Hayvanların toplanarak, barınaklara alınmasını nasıl görüyorsunuz_

Lale Barlas: Onu doğru bulmuyorum. Her hayvan kendi yaşam alanında olmalı. Varsa bir sağlık sorunu çözüldükten sonra, yaşam alanına bırakılmalı. Bizler de sokaktaki dostlarımıza sahip çıkmalıyız. Biz elimizden geldiğince onların beslenebilmesi ve sağlıklı yaşayabilmeleri için çalışmalar yapıyoruz. Yardımseverlerden destek alarak, sokaklarda yem yerleri oluşturuyoruz.

Tabi sadece sokak hayvanlarını değil yaban hayatı da korumalıyız. Onun için de projelerimiz var. Öncelikle belediyelerin, devlet kurumlarının hayvanları koruyacak yasaları ve personeli olması gerekir.

Mesela yangınlarda yaban hayvanların beslenebilmesi için çalışmalar yaptık. Her mahallede ekipler oluşturduk. Özellikle yangınların olduğu dönemde yaban hayvanların beslenmesi için önemli çalışmalar yaptık.

-Uzun yıllardır iş yaşamındasınız. İş kadınlarımızın iş yaşamında yaşadığı sıkıntılar oluyor mu? Avantajları, dezavantajları var mı?

Lale Barlas: Kadınlar daha öngörülü. Detaylara daha çok dikkat ediyoruz. Çünkü ayrıntılar detaylarda gizli. Aslında iş yaşamında ‘kadın-erkek’ ayrımı yapmak da pek doğru değil ancak ‘işini iyi yapan ve yapmayan’ olarak düşünülmesi gerekir diye düşünüyorum.

Kadın olarak avantajlarımız olduğu kadar dezavantajlarımız da oluyor. Ağır şartlarda çalışmanın sıkıntıları oluyor. Biz de ağır işlerde çalışıyoruz. Tabi ki bedensel çalışmalarda, erkekler için kolay olan işler, kadınlar için zor oluyor.

-İş görüşmelerinizde nasıl bir tutumla karşılaşıyorsunuz?

Lale Barlas: Daha çok erkeklerle muhatap olmaya alışkın oldukları için işi yapıp yapamama konusunda endişesi olanlar da oluyor ancak işlerin başlamasıyla, sunumumuzla bu durum değişiyor. İyi bir ekibimiz var. Bunun da faydası çok iş yaşamımızda. İyi bir ekiple çalışıyorsanız, sonuçta çok iyi işler çıkıyor.

-Ekonomik sıkıntıların yaşandığı bu süreçte nasıl zorluklarla karşılaşıyorsunuz_

Lale Barlas:  Turizm sektörüne hizmet verdiğimiz için biz de ok zorluklar yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz. Sektörler birbirlerini etkiliyor. Sezonluk bir bölgedeyiz. Sezonda iş yapılamadığı zaman, gelecek sezonu beklemek durumunda kalıyoruz.

Bu yıl da sıkıntılar devam edecek gibi görünüyor. Tabi ayakta kalabilmenin de mücadelesi devam edecek. Her şeye rağmen işlerimize devam edeceğiz.

Bu süreçte kapanan işletmeler oldu. Ayakta kalamadılar. Yeniden açılır mı bilemiyorum.

Bu dönemde yapmamız gereken mücadelemize devam etmemiz. Dünyanın yaşadığı sıkıntıları biz de yaşıyoruz. Salgından kaynaklanan sıkıntılar, yöneticilerimizin yapmış olduğu yanlışlar var. Her şeye rağmen ben umutluyum.

Üretimden koptuk. Bina yapma hastalığı var sanki. İnsanlar topraklarını işleyip ürete4ceklerine, oraya binalar yaparak çalışmadan geçinmenin yolunu bulmuşlar. Bu gidişler meyve sebze kalmayacak. Tane ile tüketir duruma gelebiliriz.

Tamamen tüketici bir toplum olduk. Üretimin olmadığı yerde ekonomik sıkıntılarını olması da doğal. Eskiden ‘kırk yama’ deyimi vardı. Kardeşler birbirinin giysilerini giyerdi. Şimdi öyle değil. Bir marka tutkusudur gidiyor. Tamamen görselliğe hayran, üretimden yoksun toplum olmuşuz.

–İşletmeniz hangi alanlarda çalışmalar yapıyor?

Lale Barlas: İş yaşamına turizmle başladım. Okul yaşamında başladım çalışmaya. Yırt dışında çalışmalar yaptım. Uluslararası kongreler yaptım. Sinemada yapımcılık yaptım. TRT ile projeler yaptım. Haluk Akçatepe, Haluk Bilginer, Memduh Ün gibi sektörün duayenleriyle çalışmalarımız oldu.

-Fethiye’yi neden seçtiniz?

-Lale Barlas: Türkiye’nin birçok yerini gezdim. Fethiye’ye her geldiğimde evime gelmiş gibi oluyordum. Sonunda buraya yerleşmeye karar verdim. ‘İyi k ide yerleşmişim’ diyorum. Fethiye’nin tanıtımı için çalışmalar yaptık. Çok önemli organizasyonlarla tanıtımına önemli katkılarda bulundum. Her sene Bodrum’da yapılan etkinliği Fethiye’ye getirdik. Çok da güzel ve etkili bir tanıtım oldu. Kadına şiddet konulu filmi burada çektik.

Bunların dışında Ege ve Akdeniz Bölgesi’nde otel ve restoranların endüstriyel donanımını sağlıyoruz. Yeni işlet açmak isteyen ya da yenileme yapmak isteyenlerin a’dan z’ye donanımlarını temin ediyoruz. Ahşap sektöründe çalışmalarımız. Bungalolar, villaların ahşap donanımı, oturma grupları, karavanlar yapıyoruz.

Please follow and like us:

By Muhabir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

YouTube
LinkedIn
LinkedIn
Share
Instagram